ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela’ya yönelik “büyük ölçekli” askeri operasyonlar sırasında Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in yakalandığını öne sürmesi, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Açıklama sonrası gözler Caracas yönetimine çevrildi.
Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, hükümetin Maduro ve Flores’in nerede olduğuna dair net bir bilgiye sahip olmadığını açıkladı. Devlet televizyonunda yayımlanan sesli mesajında Rodríguez, “Başkan Maduro ve eşinin hâlâ hayatta olduğuna dair somut kanıt bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
GERİLİM KARAYİPLERDEN VENEZUELA KIYILARINA YAYILDI
Son gelişmeler, ABD güçlerinin Karayip Denizi ve Doğu Pasifik’te, Washington’un uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğunu iddia ettiği gemilere yönelik art arda düzenlediği saldırıların ardından yaşandı. ABD, Venezuela’ya ait olduğu öne sürülen bazı teknelerin yanaştığı bir bölgenin de hedef alındığını duyurdu.
Trump’ın Maduro’nun yakalandığı yönündeki iddiası, ABD’nin geçmişte başka ülkelerde gerçekleştirdiği benzer operasyonları yeniden gündeme taşıdı.
TARİHTEN BİR ÖRNEK: MANUEL NORIEGA
Maduro iddiası, Panama’nın eski askeri lideri Manuel Noriega’yı hatırlattı. ABD, 1989 yılında Panama’yı işgal ederek Noriega’yı görevden uzaklaştırmış ve ABD’ye götürmüştü. Washington, bu müdahaleyi; ABD vatandaşlarının güvenliği, demokrasi ihlalleri, yolsuzluk ve uyuşturucu kaçakçılığı gerekçeleriyle savunmuştu.
Noriega, işgalden bir yıl önce Miami’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla yargılanmış, ülkede seçimleri iptal etmiş ve ABD karşıtı politikalarıyla dikkat çekmişti. Panama operasyonu, Vietnam Savaşı’ndan sonra ABD’nin en kapsamlı askeri müdahalelerinden biri olarak kayıtlara geçmişti.
Maduro’ya ilişkin iddiaların da benzer bir sürecin başlangıcı olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.
Yorumlar
Yorum Gönder