- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Doların Tahtı Sarsılıyor mu? Hürmüz Boğazı'nda Çin ve İran'dan Tarihi 'Yuan' Hamlesi
İran ve Çin, son diplomatik görüşmelerin ardından küresel petrol ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nda, ticari gemilerden Çin Yuanı ile geçiş ücreti almaya başlayarak ABD dolarının küresel hegemonyasına karşı tarihi bir meydan okuma başlattı. Bu stratejik hamlenin temel hedefi ise ABD yaptırımlarını aşarak ticareti çok kutuplu yeni bir finansal düzene taşımak. <h2>"Çin yuanı doların yerini alacak mı"<h2>
Yaptırımlara Karşı 'Petroyuan' Kalkanı Lloyd's List ve Çin Ticaret Bakanlığı raporlarına göre, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda artık işlemler Çin para birimi ile de yapılıyor. Washington’ın doları yıllardır uluslararası ticarette bir baskı aracı olarak kullandığını belirten Tahran ve Pekin yönetimi, "petroyuan" kavramını küresel piyasalara entegre etmek istiyor. Bu sayede her iki ülke de dolar ağırlıklı finansal sistemin getirdiği ABD yaptırımlarını bypass etme fırsatı buluyor.
"ABD'nin Gözüne Parmak Sokmak" Sürecin sadece ekonomik değil, ciddi bir politik altyapısı da bulunuyor. Harvard Üniversitesi Ekonomi Profesörü Kenneth Rogoff gelişmeyi, "İran bir yandan ABD'nin gözüne parmak sokmayı amaçlarken, diğer yandan ticareti yuan cinsinden fiyatlandıran müttefiki Çin'i kazanma konusunda son derece ciddi" sözleriyle özetliyor. Keele Üniversitesi'nden Prof. Dr. Bülent Gökay ise bu adımın, Çin'in "çok kutuplu bir finansal dünya" yaratma hedefiyle birebir örtüştüğünün altını çiziyor.
Dolar Hakimiyeti Gerçekten Çöküyor mu? Küresel döviz varlıklarının yüzde 57'sini elinde tutan ABD dolarının kısa vadede tahtından inmesi beklenmiyor. Zira yuan, sıkı sermaye kontrolleri nedeniyle dolar gibi serbestçe dönüştürülebilen bir para birimi değil. 2024 itibarıyla sınır ötesi ticaretin yalnızca yüzde 3,7'si yuan ile gerçekleşiyor.
Ancak uzmanlara göre asıl tehlike ani bir çöküş değil, kademeli bir erime. Kapsamlı bir "dolarsızlaştırma" için Körfez ülkelerinin de sürece dahil olması gerekse de, Çin'in devasa bir sanayi üreticisi olması ve İran'ın ithalat ihtiyacını tek başına karşılayabilmesi, doların uzun vadede sektör bazlı bir kan kaybı yaşayacağının en net sinyali olarak görülüyor.
Yorumlar
Yorum Gönder